21 Temmuz 2022 Perşembe

Dinamo Kiev-Fenerbahçe

 



Blogu aktifleştirirken önce biraz kendimden bahsederim diye düşünüyordum ama zamanla satır aralarında kendimden bahsederim diye düşünüp o kısmı pas geçiyorum. Babadan Fenerbahçeli olarak sezon içindeki tüm maçları mutlaka takip ediyorum. Bu sene, Türk futbolunun geldiği noktayı gösterircesine, belki de ilk defa Temmuz ayında ekranların başına geçtik. 

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 2.ön eleme turunda Dinamo Kiev'le Polonya'da karşılaştı. Maç Rusya-Ukrayna savaşının halen devam etmesi sebebiyle Polonya'da oynandı. Maç 0-0 tamamlanınca, umutlar önümüzdeki hafta oynanacak rövanş maçına kaldı. Maçla ilgili notlara geçelim:

Öncelikle uzun zaman sonra çift forvet oynamaya çalışan bir Fenerbahçe izlemek umut verici. Jorge Jesus son dönem Avrupa'yı etkisi altına alan 4-3-3 veya 4-2-3-1 sistemlerine bir başkaldırış olarak 4-1-3-2 sistemini benimsiyor ve takımlarına oturtmaya çalışıyor. Dün de forvet ikilisi yeni transfer Joshua King ve Enner Valencia'dan oluştu. King henüz geleli 1 hafta olduğu için Rossi'nin etkinliğine ayak uyduramadı ancak zamanla hücum aksiyonları çoğaldıkça daha etkili olacaktır diye düşünüyorum. 

Kiev sert bir takım, Fenerbahçe'nin de bu sertliğe sahada karşılık vermesi sevindirici bir gelişme, kora kor bir mücadele oldu. Yine de üretkenlikten uzak olunca bir kör dövüşünden öteye gidemedi diyebiliriz. 

Bir diğer yeni transfer Willian Arao, kendisinden beklendiği üzere, çift stoperin arasına girerek top dağıtma ve oyunu açma görevini başarıyla yerine getirdi, bu formasyonda onun en önemli özelliği olan uzun top dağıtımına çok ihtiyacı olacak Sarı Kanarya'nın. 

Sahanın en iyileri bana göre Osayi-Samuel ve Rossi'ydi, ikisi de hem fizik olarak diri gözüktüler, hem de rakip savunmayı driplingle oldukça zorladılar. 

Şimdilik burada keselim, önümüzdeki hafta Kadıköy'deki maçtan sonra daha doğru yorumlar yapabileceğiz. Umarım, Kiev eşleşmesini geçebiliriz, çünkü hemen arkasından 3.ön eleme turunda Sturm Graz gelecek, görece daha alt seviye bir takım. Bir anda kendimizi Play-off turunda buluruz belki ve elensek dahi Avrupa Ligi gruplarından başlarız. 

Tabi Avrupa her zaman önemli ama, bu sene lig şampiyonluğu çok çok daha önemli olacak. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder